Ekonomi

Türkiye’nin nüfusu 84 milyon 680 bin 273 oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) nüfus ve konut sayımını yayınladı. TÜİK’in derlediği bilgilere göre söz konusu araştırmanın detayları şöyle oldu.

Türkiye’nin nüfusu 84 milyon 680 bin 273 kişi oldu

TÜİK verilerine göre, Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan 1927 nüfus sayımına göre 13 milyon 648 bin 270 kişi olan Türkiye nüfusu, yıllar içinde hep artış eğilimi göstermiş ve 2009 yılında 84 milyon 680 bin 273 kişiye ulaşmıştır. 2021.

Nüfusun cinsiyete göre dağılımına bakıldığında, Cumhuriyetin ilk yıllarında, bir önceki savaş döneminin de etkisiyle, kadın nüfusu erkek nüfusundan fazlayken, kadın ve erkek nüfusu hızla Türkiye genelinde eşit büyüklüğe ulaşmıştır. yıl. 1927’de 6 milyon 563 bin 879 olan erkek nüfusu, 2021’de 42 milyon 428 bin 101 oldu. 1927’de 7 milyon 84 bin 391 kişi olan kadın nüfusu, 2021’de 42 milyon 252 bin 172 kişi oldu.

Türkiye’nin nüfus artış hızı yıllara göre incelendiğinde, 1935’te binde 21,1 olan yıllık nüfus artış hızının, 2021’de binde 12,7 olduğu görüldü.

Türkiye nüfusunun yaş yapısı değişti

Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısındaki değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanmaktadır. Türkiye’nin 1935, 1960, 2000 ve 2021 nüfus piramitleri incelendiğinde, doğurganlık ve ölüm oranlarının düşmesi ve doğumda beklenen yaşam süresinin artması ile birlikte, nüfusun yaş yapısının değiştiği görülmektedir. sağlık, yaşam standardı ve refah düzeyindeki artıştır. Bu duruma bağlı olarak yaşlı nüfus artmış, medyan yaş artmış, çocuk ve gençlerin toplam nüfus içindeki oranı azalmıştır. Türkiye, oransal olarak daha yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelere kıyasla hala genç bir nüfus yapısına sahip olsa da, yaşlı nüfus sayıca oldukça fazladır.

Türkiye nüfusunun ortanca yaşı yükseldi

Nüfusun yaş yapısının değerlendirilmesinde kullanılan değerli göstergelerden biri olan ortanca yaş Türkiye’de 1935’te 21,2 iken 2021’de 33,1 oldu. Cinsiyete göre incelendiğinde ortanca yaşın, 1935’te erkeklerde 19,1 olan oran, 2021’de 32,4’e, 1935’te kadınlarda 23,4’ten 2021’de 33,8’e yükseldi.

Çalışabilir yaştaki nüfusun oranı yüzde 67,9’a yükseldi

Ülkemizde 1935 yılında %54,7 olan çalışma yaşı olarak tanımlanan 15-64 yaş arası nüfusun oranı yıllar içinde artarak 2021 yılında %67,9’a ulaşmıştır. Çocuk yaş grubu olarak tanımlanan -14 yaş grubu, 1935’te yüzde 41,4 iken, yıllara göre 2021’de yüzde 22,4’e geriledi. 1935’ten 2021’de yüzde 9,7’ye.

Erkeklerde hiç evlenmemiş olanların oranının daha yüksek olduğu görüldü.

Ülkemizde medeni durumun yıllara ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde hiç evlenmemiş erkeklerin oranının kadınlara, dul ve boşanmış kadınların oranının erkeklere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Öte yandan, çoğunluğu oluşturan evlilerin oranının yıllara göre her iki cinsiyette de birbirine yakın olduğu görüldü.

Kadınlar arasında okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 4,2’ye geriledi.

Türkiye’de okuma yazma bilmeyenlerin oranı 1935’te yüzde 80,8 iken, bu oran yıllar içinde hep düşüş eğilimi göstererek 2021’de yüzde 2,5’e düştü. Kadınlar için 2021’de yüzde 0,8 ve 1935’te yüzde 90,2’den 2021’de yüzde 4,2’ye.

Yükseköğretim mezunlarının oranı yüzde 17,6 oldu

Türkiye’de ilkokul mezunlarının oranı 1970’te yüzde 28,8 iken, 2021’de yüzde 22,5 oldu. İlk, orta veya dengi okul mezunlarının oranı 1970’te yüzde 3,6 iken, 2021’de bu oran yüzde 25’e yükseldi. Lise ve dengi mezunların oranı 1970’te yüzde 2,6 iken, 2021’de yüzde 22,4 oldu. Öte yandan yükseköğretim mezunlarının oranı 1970’te yüzde 1 iken, 2021’de bu oran yüzde 17,6’ya ulaştı.

Erkeklerde yükseköğrenim mezunlarının oranı kadınlara göre daha yüksekti

Türkiye’de tamamlanan eğitim düzeyi yıllara ve cinsiyete göre incelendiğinde, 1970 yılında ilkokul mezunu olanların oranının erkeklerde yüzde 36,5, kadınlarda yüzde 20,9 ile daha yüksek olduğu görülüyor. ilkokul, ortaokul ve dengi okul mezunlarının oranının erkeklerde yüzde 27,4, kadınlarda ise yüzde 25,6 ile daha yüksek olduğu görüldü.
Ülkemizde yükseköğretim mezunlarının yıllara ve cinsiyete göre dağılımına bakıldığında, 1970 yılında yükseköğretim mezunlarının erkeklerde yüzde 1,3, kadınlarda yüzde 0,6 olduğu görülmektedir. Öte yandan 2021 yılında yükseköğretim mezunlarının oranı her iki cinsiyette artarak erkeklerde yüzde 18,5, kadınlarda yüzde 16,7 oldu.

2021 yılında Türkiye’de iller arası 2 milyon 777 bin 797 kişi göç etti.

Ülkemizde 2007-2008 döneminde yüzde 3,18 olan iller arası göçmen nüfus oranı, yıllara göre dalgalı bir seyir izleyerek 2021 yılında yüzde 3,28 oldu. Yani Türkiye’de 2021’de 2 milyon 777 bin 797 kişi illerin ortasından göç etti. Bu nüfusun %47,5’ini erkekler, %52,5’ini ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye’de ikamet eden nüfusun yüzde 3,7’sinin yurt dışında doğduğu görüldü.

Türkiye’de ikamet eden 84 milyon 680 bin 273 kişinin yüzde 94,9’unun Türkiye doğumlu, yüzde 3,7’sinin ise yurt dışında olduğu görüldü. Doğum yeri bilinmeyenlerin oranı ise yüzde 1,4 oldu. İkamet ettiği ilde doğanların oranı ise yüzde 63,8 iken, ikamet ettiği ilden farklı bir ilde doğanların oranı yüzde 31,1.

Doğum yeri yurt dışında olanlar arasında ilk sırayı Bulgaristan doğumlular aldı.

Türkiye’de ikamet edip yurt dışında doğan 3 milyon 141 bin 351 kişi arasında ilk sırada yüzde 11,4 ile Bulgaristan doğumlular yer aldı. Bulgaristan’ı sırasıyla yüzde 10,5 ile Almanya, yüzde 10,4 ile Irak, yüzde 8,8 ile Suriye ve yüzde 5,7 ile Afganistan izledi.

Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus 2021’de 1 milyon 792 bin 36 kişi oldu

Ülkemizde ikamet eden yabancı nüfus 2021 yılında 1 milyon 792 bin 36 kişi olurken, bu nüfusun %49,7’sini erkekler, %50,3’ünü kadınlar oluşturdu. Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfusun vatandaşı olunan ülkelere göre dağılımı incelendiğinde yüzde 18 ile Irak vatandaşlarının ilk sırada yer aldığı görülüyor. Irak vatandaşlarını sırasıyla yüzde 10,2 ile Afganistan, yüzde 7,2 ile İran ve yüzde 6,9 ​​ile Türkmenistan izledi.

Çekirdek ailesi olmayan hanelerin oranı arttı

Türkiye’deki hanehalkı türleri incelendiğinde, yıllar içinde tek kişilik haneler ve ortada eş, anne-çocuk ya da baba-çocuk ilişkisi olmayan bireylerin; Diğer bir deyişle, çekirdek aile olmaksızın birden fazla üyeden oluşan hanehalklarının oranında artış olduğu gözlenmiştir.

Tek çekirdek aile ve geniş aileden oluşan hanehalklarının oranında azalma oldu.

Tek çekirdek aile olarak adlandırılan, yalnızca eşler veya eşler ile çocuklardan veya tek ebeveyn ve en az bir çocuktan oluşan hanehalkları ile geniş aile olarak tanımlanan ve en az bir çekirdek aile ve diğer ailelerden oluşan hanehalklarının oranının arttığı görülmüştür. bireyler, yıllar içinde azalmıştır.

Hane sayısı 25 milyon 329 bin 833 oldu

Türkiye’de akraba olsun ya da olmasın aynı adreste yaşayan bir veya daha fazla kişinin oluşturduğu topluluk olarak tanımlanan hane sayısı 2014’te 21 milyon 91 bin 75 iken 2021’de 25 milyon 329 bin 833’e yükseldi.

Ortalama hane büyüklüğü 3,23 idi

Türkiye’de 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hane halkı büyüklüğünün yıllar itibariyle düşüş eğilimi gösterdiği ve 2021 yılında 3,23 kişiye gerilediği gözlemlendi.

En çok tanınan bebek ismi erkeklerde Yusuf, kızlarda Zeynep oldu.

Ülkemizde 2021 doğumlu bebeklere verilen isimler incelendiğinde erkeklerde Yusuf, kızlarda Zeynep isminin ilk sırayı aldığı görüldü. Türkiye’de cinsiyete göre en çok kullanılan isimler incelendiğinde erkeklerde Mehmet, kadınlarda Fatma isminin ilk sırada yer aldığı görüldü.

Hanelerin yüzde 60,7’sinin kendi evinde yaşadığı görüldü.

Hanelerin mülk durumuna göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 60,7’si yaşadığı evin sahibi, yüzde 27,6’sı kiracı, yüzde 8,4’ü oturduğu evin sahibi olmayıp kira ödemeyen ve yüzde 0,9’u konutun sahibi. olumsuzluk. lojmanda yaşayan hanelerden oluştuğu görülmüştür.

İşgücüne katılma oranı %51,9 oldu

Türkiye’de 15 yaş ve üstü nüfusun işgücüne katılma oranı yüzde 51,9 oldu. Cinsiyete göre incelendiğinde işgücüne katılma oranının erkeklerde yüzde 69,9, kadınlarda yüzde 34 olduğu görüldü. İstihdam oranına bakıldığında ise erkeklerde yüzde 63,3, kadınlarda yüzde 29,2 olmak üzere toplamda yüzde 46,2 oldu. Öte yandan işsizlik oranı, erkeklerde yüzde 9,4, kadınlarda yüzde 14,1 olmak üzere toplamda yüzde 10,9 oldu.

İstihdamın yüzde 57,7’si hizmet sektöründe gerçekleşti.

İstihdamın tarım, sanayi ve hizmet olmak üzere üç ana sektöre göre dağılımı incelendiğinde, toplam istihdam içinde en yüksek payın yüzde 57,7 ile hizmetler sektörünün aldığı görülmektedir. Cinsiyete göre değerlendirildiğinde erkeklerin yüzde 55,5’i, kadınların ise yüzde 62,4’ü hizmet sektöründe yer aldı.
İstihdamda yüzde 26,9 ile en büyük ikinci paya sahip olan sanayi sektörünün cinsiyet dağılımı incelendiğinde erkeklerin yüzde 31,3’ünün, kadınların ise yüzde 17,6’sının bu sektörde olduğu görülüyor.
İstihdam içinde yüzde 15,4 ile en büyük üçüncü paya sahip olan tarım sektörünün cinsiyete göre dağılımına bakıldığında erkeklerin yüzde 13,2’sinin, kadınların ise yüzde 20’sinin tarım sektöründe olduğu görülmektedir.

İstihdam edilenler içinde ücretli veya yevmiye ile çalışanların oranı yüzde 71 oldu.

İstihdamın işyerindeki duruma göre dağılımı incelendiğinde, toplam istihdam içinde en yüksek paya yüzde 71 ile ücretli ve yevmiyeli işçilerin sahip olduğu görülmektedir. Bunu yüzde 15,8 ile kendi hesabına çalışanlar, yüzde 8,5 ile ücretsiz aile çalışanları ve yüzde 4,7 ile patronlar izledi.
İş yerindeki durumun cinsiyete göre dağılımına bakıldığında her ikisinde de yüzde 71 ile ücretli veya yevmiyeli çalışanların ilk sırada yer aldığı görülmektedir. Erkekler arasında yüzde 19,1 ile kendi hesabına çalışanlar ikinci sırada yer alırken, kadınların yüzde 18,2’si ücretsiz aile işçisi olarak yer aldı.

Kadınların en değerli iş gücünde yer almamalarının nedeni, kadınların barınma işlerinde bulunmasıydı.

Türkiye’de 15 yaş ve üzeri nüfus içinde işgücüne dahil olmayan nüfusun büyük bölümünü yüzde 31,2 ile konutla uğraşanlar oluşturuyor. Bunu yüzde 18,2 ile eğitim/öğretime devam edenler, yüzde 16,6 ile emekliler ve yüzde 15 ile çalışamayacak durumda olanlar izledi. İşgücüne katılmama nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, kadınlar için en değerli nedenin yüzde 45,2 ile konut işi, erkekler için yüzde 38,6 ile emeklilik olduğu görülüyor.

Türkiye’de 4 kişilik hanelerin yüzde 47’sinde sadece 1 kişi çalışıyor.

Hanehalkı büyüklüğüne göre istihdam edilen kişi sayıları incelendiğinde, yalnız yaşayanların yüzde 60,4’ünün, 2 kişinin yaşadığı hanelerin yüzde 44’ünün ve 3 kişinin yaşadığı hanelerin yüzde 14,1’inin çalışmadığı görülmektedir. Öte yandan 4 kişilik hanelerin yüzde 47’sinde sadece 1 kişinin çalıştığı, yüzde 34,3’ünde ise 2 kişinin çalıştığı görüldü.

Yurt dışında doğanların işgücüne katılım oranı yüzde 44,3 oldu.

Türkiye’de 15 yaş ve üstü nüfus içinde Türkiye doğumluların işgücüne katılma oranı toplamda yüzde 52,6, erkeklerde yüzde 70,5, kadınlarda yüzde 34,7 oldu. Türkiye’de ikamet edip yurt dışında doğanların işgücüne katılma oranı toplamda yüzde 44,3, erkeklerde yüzde 65,1, kadınlarda yüzde 25,8 oldu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu